
Bu bölümde, birbirine isim ve görünüş açısından son derece benzeyen iki kişinin ilginç karşılaşmasından yola çıkarak, kader ve özgür irade kavramlarını derinlemesine sorguluyoruz. İki farklı beyzbol oyuncusu olan bu kişiler, fiziksel benzerliklerinin yanı sıra aynı isim ve benzer deneyimlerle hayatlarını sürdürdüler. Tesadüfler gerçekten rastlantı mı, yoksa kader planının bir parçası mı? Bize çizilen bir yol varsa, bu yolda yapacağımız seçimlerin sorumluluğu kime ait? Hitlerin tarihi rolü gibi karmaşık konuları da tartışarak, kader planı içindeki bireysel iradeyi ve seçimlerin ahlaki boyutunu irdeliyoruz. Her yol belirlenmiş olabilir mi, yoksa hayatlarımızda bir söz hakkımız var mı?