
Yeni yıl geldi çattı. Bir yanda “yeni sayfa” hissi, bir yanda yapılacaklar listeleri… ve o listenin tamamını yapamayınca gelen o tanıdık stres: sanki yetişemezsen, eksik kalırsın. Sanki dinlenmek bile hak edilmesi gereken bir şeye dönüşür. Halbuki hayat checklist gibi çalışmıyor; bazen en gerçek ilerleme, daha yumuşak bir ritim yakalamaktan geçiyor. “Bu yıl her şeyi yapacağım” baskısı da çoğu zaman rekabetçi düzenin “hep daha fazlası” dayatmasından.
Bu bölümde tam da buradan yola çıkıyoruz: Konfor alanından çıkmak zorunda mıyız, yoksa bu da bir dayatma mı? Korku geldiğinde “ben yetersizim” demeden, panik zorlanması ile sağlıklı zorlanmayı ayırmayı konuşuyoruz. Yeni yıl hedeflerini de “kendini itelemek” yerine “kendini taşıyacak” şekilde kurmanın mümkün olup olmadığına bakıyoruz.
instagram.com/aleyinframes