Bugün birbirine benzer üç cümle duydun.
Almanca’da bağlam her şeyi değiştirir.
🇬🇧 That doesn’t suit me.
🇹🇷 Bu bana yakışmıyor.
🇫🇷 Ça ne me va pas.
🇧🇷 Isso não me cai bem.
🇮🇷 این به من نمیآید.
🇺🇦 Це мені не личить.
🇷🇴 Nu mi se potrivește.
🇵🇱 To mi nie pasuje.
🇧🇬 Това не ми отива.
🇸🇾 هذا لا يليق بي.
🇦🇫 این به من نمیآید.
🇯🇵 これは私に似合いません。
🇨🇳 这不适合我。
🇮🇹 Non mi sta bene.
🇨🇿 Nesluší mi to.
🇷🇺 Мне это не идёт.
🇬🇧 That doesn’t suit me.
🇹🇷 Bu bana uymuyor.
🇫🇷 Ça ne me va pas.
🇧🇷 Isso não combina comigo.
🇮🇷 این به من نمیآید.
🇺🇦 Це мені не пасує.
🇷🇴 Nu mi se potrivește.
🇵🇱 To do mnie nie pasuje.
🇧🇬 Това не ми подхожда.
🇸🇾 هذا لا يناسبني.
🇦🇫 این به من نمیآید.
🇯🇵 これは私に合いません。
🇨🇳 这不适合我。
🇮🇹 Non mi sta bene.
🇨🇿 To se ke mně nehodí.
🇷🇺 Мне это не подходит.
🇩🇪 Das passt mir nicht.
🇹🇷 Bu bana uymuyor.
🇬🇧 This doesn’t fit me.
Zor mu?
kurallar bitmez....
iyi geceler
her zamanki gibi.....
iyi geceler
gün daha bitmedi.....
eve gitme vakti....
Die Antwort lautet....
Cevap şudur…
Sie hört zu.
„genießen“ (Almanca) – Türkçe açıklama
genießen, bir şeyi acele etmeden, keyfini çıkararak, bilinçli şekilde yapmak veya yaşamak demektir.
Bu kelime sadece yemek için değil, anlar, duygular ve durumlar için de kullanılır.
keyfini çıkarmak
tadını çıkarmak
zevk almak
zevkini sürmek
Bir yemeği yavaş yavaş, isteyerek yemek
Güzel bir anın farkında olmak
Sessizliği, huzuru, manzarayı sevmek
Sie genießt ihr Wiener Schnitzel.
→ Viyana şnitzelinin tadını çıkarıyor.
Ich genieße die Ruhe.
→ Sessizliğin keyfini çıkarıyorum.
Er genießt den Moment.
→ Anın tadını çıkarıyor.
genießen = sadece yapmak değil,
👉 hissederek yapmak 💛
abhauen (Almanca) – Türkçe açıklama
abhauen, bir kişinin dayanamayıp, izin almadan ya da kimseye haber vermeden bir yerden kaçması / çekip gitmesianlamına gelir.
Bu kelime genelde şu durumlarda kullanılır:
Artık kurallara dayanamıyorsa
Çok üzgün ya da kızgınsa
Yakalanmak istemiyorsa
“Yeter artık” deyip gitmek istiyorsa
kaçmak
çekip gitmek
sessizce ortadan kaybolmak
arkasına bakmadan gitmek
Abhauen, sadece gitmek değildir.
İçinde şu duygular vardır:
bıkkınlık
kırgınlık
isyan
özgür olma isteği
Zehra ist abgehauen.
→ Zehra dayanamadı ve kaçtı.
Sie ist von zu Hause abgehauen.
→ Evden gizlice kaçtı.
Kısaca:
Abhauen = “Artık dayanamıyorum” diyerek gitmek. 💔✨
„euch“ ne demektir? (Türkçe açıklama)
„euch“, Almanca’da „ihr“ zamirinin Akkusativ (–i hâli) biçimidir.
Bir eylemin birden fazla kişiye yöneldiğini gösterir.
📌 Türkçesi:
sizi / size (bağlama göre)
Bir kişi birden fazla kişiye hitap ediyorsa ve fiil nesne alıyorsa „euch“ kullanılır.
Ich sehe euch.
→ Sizi görüyorum.
Ich rufe euch an.
→ Sizi arıyorum.
Sie hat euch etwas zu sagen.
→ Size söyleyecek bir şeyi var.
ihr → siz (özne)
euch → sizi / size (nesne)
📌 Örnek:
Ihr seid meine Freunde.
→ Siz benim arkadaşlarımsınız.
Ich mag euch.
→ Sizi seviyorum.
iyi geceler.....
dürfen = izinli olmak, yapabilmek (izin dahilinde)
Bir şeyi yapmaya izin olup olmadığını söyler.
Du darfst essen.
→ Yemek yiyebilirsin / Yemek yemene izin var.
Ich darf hier sitzen.
→ Burada oturabilirim.
Du darfst das nicht.
→ Bunu yapamazsın / Buna izin yok.
Du darfst die Suppe nicht so laut schlürfen.
→ Çorbayı bu kadar sesli höpürdeterek içemezsin.
(Yani: buna izin yok, doğru değil)
dürfen = izin / kural
können = yapabilmek (yetenek, imkan)
📌 Örnek:
Ich darf schwimmen. → Yüzmeye izin var
Ich kann schwimmen. → Yüzme biliyorum
iyi geceler....
gewohnt (Almanca)
👉 Türkçe anlamı:
Bir duruma zamanla alışmış olmak; artık onu yadırgamamak, garip ya da zor bulmamak.
Sürekli yaşanan bir şeyin kişi için normal hale gelmesi anlamına gelir.
👉 Kullanım:
gewohnt bir kişinin bir durumu uzun süredir yaşadığını ve bu duruma alıştığını ifade etmek için kullanılır.
Ich bin es gewohnt.
Buna alışkınım.
Ich bin es gewohnt, früh aufzustehen.
Erken kalkmaya alışığım.
Sie ist an die Kälte gewohnt.
Soğuğa alışkındır.
Er ist es nicht gewohnt, allein zu sein.
Yalnız olmaya alışık değil.
Mit der Zeit bin ich daran gewohnt.
Zamanla buna alıştım.
gewohnt kelimesi bazen sadece bir alışkanlığı değil,
kabullenmeyi ve sessiz bir dayanıklılığı da anlatır.
Özellikle zor veya tekrarlanan yaşam durumlarında kullanılır.
seltsam → tuhaf, garip
Alışılmışın dışında olan,
insana düşündürten,
hemen açıklanamayan durumlar için kullanılır.
Genelde korkutucu değil,
şaşırtıcı ve düşündürücü bir his anlatır.
Örnek:
Das ist seltsam. → Bu tuhaf.
unterwegs → yolda olmak, bir yere giderken olmak
Bir yerden başka bir yere gitme hâlini anlatır.
Henüz varılmamıştır, hareket devam ediyordur.
Örnek:
Ich bin unterwegs. → Yoldayım.