Avrupa’da uydu verileriyle görünür hâle gelen su kaybının ne anlama geldiğini, kuraklığın neden artık geçici bir sorun değil yapısal bir krize dönüştüğünü konuşurken; bu tabloyu Akdeniz havzası ve Türkiye üzerinden okuyarak, yeraltı sularından sulak alanlara, tarımdan su politikalarına uzanan ortak kırılganlıkları ve yanılsamaları masaya yatırıyoruz.
Konuğumuz İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi bölümü öğretim üyesi Gönenç Göçmengil ile bilim tarihi perspektifiyle doğa tarihi müzelerini ele alarak, 'Anadolu'da bugün Avrupa'daki ya da Kuzey Amerika'daki örnekleri gibi bir doğa tarihi müzesi olsaydı biyoçeşitlilik algımız nasıl olurdu?' sorusuna yanıt arıyoruz.
Konuğumuz İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğretim Üyesi Özlem Tuğçe Keleş ile Batı merkezli küresel kriz anlatılarına karşı, yerel kültürlerin doğayla kurduğu özgün ilişkilerin sinemaya nasıl taşınabileceğini; “kurtarılacak doğa” söyleminin ötesine geçip insan davranışının nasıl sorunsallaştırılabileceğini tartışıyor; belgesel ile kurmaca arasındaki sınırları, ekolojik kriz temalarının kimin diliyle, kimin finansmanıyla ve hangi ideolojik çerçevede anlatıldığını masaya yatırıyoruz.
Ahraz, YerKuşAğı ve Doğa Defteri – Gündönümleri, Fırtınalar, Uçanlar, Çiçek Açanlar’ın yazarı Deniz Gezgin’le geçtiğimiz hafta başlayan sohbetimizi sürdürüyoruz; insanın doğayla barışı için geri çekilmenin, ayrıcalıklardan vazgeçmenin ve duyuların yeniden çağrılmasının neden temel bir eşik olduğunu konuşuyoruz.
İnsan çağında dilin, sessizliğin ve yabanın izini sürerek; doğayı bir fon değil, yaşayan bir özne olarak duyumsatan Ahraz, YerKuşAğı ve Doğa Defteri – Gündönümleri, Fırtınalar, Uçanlar, Çiçek Açanlar’ınn yazarı Deniz Gezgin ile “Canlıların Dili, Sessizliğin Hafızası” başlığı altında insanın dünyayla kurduğu duygusal, etik ve dilsel bağı konuşuyoruz.
Geçtiğimiz hafta başladığımız serinin ikinci ve son bölümünde, genetik çeşitlilik, adaptasyon ve iklim krizi odağında genetiğin evrimi nasıl 'okuduğunu' konuğumuz Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Banu Şebnem Önder ile farklı bir perspektiften ele alıyoruz.
Konuğumuz İsviçre Federal Orman, Kar ve Peyzaj Araştırma Enstitüsü (WSL) — Biyoçeşitlilik ve Koruma Biyolojisi Grubu, Ekolojik Genetik Birimi'nden Dr. Gözde Çilingir ile koruma genetiğine odaklanarak genetik ile evrim arasındaki ilişkiyi ele alıyoruz.
Interstellar filmi üzerinden insanın, kendi yarattığı yıkımın görkemine bakarken çaresizleşmesi üzerine konuşuyor; biraz da Antroposen mitolojisi üzerinde duruyoruz.
Zürih Üniversitesi’nden Prof. Dr. Arpat Özgül ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi tekrar gündeme getiriyor; Arpat’ın Science dergisinden iki önemli akademik çalışmasına atıfta bulunarak, çevresel değişimin bireyden topluluğa uzanan çok katmanlı etkilerini vurguluyor ve bugünün iklim krizine yeni bir gözle bakmak için önemli bir hatırlatma yapıyoruz.
İklim değişimi ile biyoloji arasındaki karşılıklı etkiyi ve ‘gezegenin eylemliliği’ fikrini masaya yatırıyor; ‘İklim mi yaşamı şekillendiriyor, yaşam mı iklimi?’ sorusuna bilimsel örneklerle yaklaşıyoruz.
Konuğumuz Türkiye’de PuMP metodolojisinin lisanslı temsilcisi Ayça Tümer Arıkan ile kurumların ve bireylerin sürdürülebilirliği nasıl 'ölçtüğü'nü ve ölçümün nasıl bir bilinç dönüşümüne evrilebileceğini konuşuyoruz.
Yakın zamanda aramızdan ayrılan büyük bilim insanı Jane Goodall'ı, onun temsil ettiği umudu ve yaşamanın evrimini, "Tutkunun Evrimi: Jane Goodall ve Bilimin Kalbi" başlığı altında konuşuyoruz.
Antroposen Sohbetler'de Utku Perktaş'ın konuğu Çukurova Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, birlikte mikroplastikler üzerine konuşuyorlar.
'Biyoçeşitliliği korumak için dilleri bilmek gezegendeki koruma çabalarına nasıl bir avantaj sağlar' sorusu üzerinde duruyoruz.
Akdeniz’in sessiz kahramanı deniz çayırlarının (Neptün topları) mikroplastikleri nasıl filtreleyerek kıyıya taşıdığını ve bunun doğanın bize gönderdiği bir uyarı olduğunu ele alırken, bu görünmez kirliliğin soframıza nasıl ulaştığı — tuz, balık unu ve tatlısu kaynakları üzerinden insan sağlığını da tehdit eden bir zincire dönüştüğünü tartışıyoruz.
Kuşların renkleri, şarkıları ve gösterileri yalnızca hayatta kalma işlevleriyle değil, aynı zamanda beğeniler ve estetik tercihler yoluyla evrimleşmiştir. Darwin’in 'estetik evrim' fikri üzerinden bu çerçevedeki güncel tartışmaları ele alıyoruz.
Konuğumuz Tanıl Bora ile 'Türkiye’de çevre düşüncesi hep olmuş gibi ama aslında hep olmamış gibi kaldı” tespitinden yola çıkarak, Yeşil hareketin genellikle çevrecilikle, doğa korumacılıkla sınırlandığını ve özerk bir akım haline gelmesi için daha güçlü bir ideolojik hararet gerektiğini ele alıyoruz.
Şehirlerin ışıklarıyla birlikte doğanın ritminin nasıl değiştiğini ele alıyoruz.
Konuğumuz Gelişim Üniversitesi öğretim üyesi Özlem Tuğçe Keleş ile sinemayı ve sinema ile Antroposen arasındaki bağlantıyı ele alıyoruz.
Bir yer… Aynı gökyüzü, aynı ağaçlar. Ama artık tanıdık değil. Utku Perktaş, bir filozofun bu hissi tarif etmek için bulduğu kelimeyi anlatıyor.