Fluent Fiction - Turkish:
Unearthing Family Secrets: A Journey Through Snowy Ruins Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-12-24-08-38-20-tr Story Transcript:
Tr: Kış ayı Kapadokya'ya kar beyazı bir örtü gibi serilmişti.
En: Winter had spread across Kapadokya like a white blanket.
Tr: Güneş ışıklarının altında parlayan kar; bin yıllık taş yapılarla dolu eski kalıntılara huzur dolu bir güzellik katıyordu.
En: The snow, shining under the sunlight, added a serene beauty to the ancient ruins filled with thousand-year-old stone structures.
Tr: Gökyüzünün mavisi ile karın beyazı iç içe geçmişti, sanki zaman durmuştu.
En: The blue of the sky and the white of the snow were intertwined, as if time had stood still.
Tr: Emir, üzerinde kalın bir kabanla etrafına baktı.
En: Emir, wearing a thick coat, looked around.
Tr: Bu kadim topraklar, ailesinin mirasına dair ipuçları saklıyor olabilirdi.
En: These ancient lands might be hiding clues about his family’s heritage.
Tr: Yıllardır peşini bırakmayan bir hikâye vardı.
En: There was a story that had followed him for years.
Tr: Büyük dedesinden duyduğu bir efsane.
En: A legend he had heard from his great-grandfather.
Tr: Ailelerinin bir zamanlar burada bir eser sakladığı söylenirdi; kayıp bir eser.
En: It was said that their family had once hidden an artifact here; a lost artifact.
Tr: Emir, bu hikâyenin peşinde yürüyordu.
En: Emir was pursuing this story.
Tr: Yanında Leyla vardı.
En: Beside him was Leyla.
Tr: Leyla'nın gözleri, çevredeki güzellikleri ve tarihi emiyordu.
En: Leyla's eyes absorbed the surrounding beauties and history.
Tr: Macera dolu bir ruh taşıyordu.
En: She carried a spirit full of adventure.
Tr: İnsanlarla bağ kurmak ve ailesinin köklerini hissetmek istiyordu.
En: She wanted to connect with people and feel the roots of her family.
Tr: Sanatına bu derinlikleri katmak istiyordu.
En: She wanted to add these depths to her art.
Tr: Fakat Leyla’nın bazen cesareti, bazen de tedbirsizliği onları tehlikeye sokuyordu.
En: However, sometimes Leyla's courage and sometimes her recklessness put them in danger.
Tr: Beraberce eski kalıntılar arasında dolaşırken, Emir ve Leyla arasında konuşmalar, keşfin heyecanıyla hızlandı.
En: As they wandered among the ancient ruins together, the conversations between Emir and Leyla quickened with the excitement of discovery.
Tr: Emir, babasından öğrendiği doğrularla ilerlerken, Leyla'nın içgüdüleri ve sezgileri farklı yollar gösteriyordu.
En: While Emir advanced with the truths he learned from his father, Leyla's instincts and intuitions showed different paths.
Tr: Leyla, "Bu yollar dar, ama gizli bir şeyleri ortaya çıkarabilir" dedi.
En: Leyla said, "These paths are narrow, but they might reveal something hidden."
Tr: Emir bir an duraksadı, sonra Leyla'ya güvenmeye karar verdi.
En: Emir hesitated for a moment, then decided to trust Leyla.
Tr: Birlikte dar bir geçitten geçtiler.
En: They passed through a narrow passage together.
Tr: Soğuk hava nefeslerinde buğular oluşturuyordu.
En: The cold air created misty breaths.
Tr: İlerledikçe, karanlık bir oda buldular.
En: As they progressed, they found a dark room.
Tr: Odanın köşesinde, karlarla kaplı bir taş kapı dikkat çekiyordu.
En: In the corner of the room, a stone door covered in snow drew attention.
Tr: Yavaşça kapıyı açtılar.
En: They slowly opened the door.
Tr: İçeride, üzerleri eski yazıtlarla kaplı...