Fluent Fiction - Turkish:
Unveiling Ephesus: A Holiday Discovery That Changed Lives Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:
fluentfiction.com/tr/episode/2025-12-24-23-34-02-tr Story Transcript:
Tr: Kışın serin havası Ephesus'u sarıyordu.
En: The cool winter air was enveloping Ephesus.
Tr: Emir ve Selin antik kalıntılar arasında yürüyordu.
En: Emir and Selin were walking among the ancient ruins.
Tr: Etraflarında yükselen mermer sütunlar, gölgelerini uzatıyordu.
En: The marble columns rising around them cast long shadows.
Tr: Etrafta sadece kuşların cıvıltısı duyuluyordu.
En: Only the chirping of birds could be heard around.
Tr: Kar yağışı henüz başlamamıştı, ama hava çoktan soğuktu.
En: It had not started snowing yet, but the weather was already cold.
Tr: Noel tatili için buraya gelmişlerdi.
En: They had come here for the Christmas holiday.
Tr: Emir çok heyecanlıydı; tarihi buluntulara meraklı bir arkeologdu.
En: Emir was very excited; he was an archaeologist interested in historical findings.
Tr: Selin de onunla birlikteydi.
En: Selin was with him.
Tr: Hep dikkatli ve tedbirliydi.
En: She was always careful and cautious.
Tr: Macera yerine güvenliği önemsiyordu.
En: She valued safety over adventure.
Tr: "Emir, burası huzur dolu," dedi Selin.
En: "Emir, this place is full of peace," said Selin.
Tr: "Ama dikkatli olmalıyız."
En: "But we should be careful."
Tr: Emir gülümsedi.
En: Emir smiled.
Tr: "Merak etme, Selin.
En: "Don't worry, Selin.
Tr: Çok dikkatli olacağım.
En: I will be very careful.
Tr: Seni endişelendirmek istemem."
En: I don't want to worry you."
Tr: Emir, daha az bilinen bir patikaya girmeye karar verdi.
En: Emir decided to take a less known path.
Tr: "Buralarda gizli bir şey bulabiliriz," dedi hevesle.
En: "We might find something hidden around here," he said eagerly.
Tr: Selin tereddüt etti.
En: Selin hesitated.
Tr: "Emin misin?
En: "Are you sure?
Tr: Çok ıssız görünüyor," dedi.
En: It looks very deserted," she said.
Tr: Fakat Emir'e güvendi ve onu takip etti.
En: But she trusted Emir and followed him.
Tr: Bir süre yürüdükten sonra, gözlerine inanamadılar.
En: After walking for a while, they couldn't believe their eyes.
Tr: Patikanın sonunda, zeminde gömülü, üzerine tuhaf işaretler kazınmış eski bir taş buldular.
En: At the end of the path, they found an old stone, embedded in the ground, engraved with strange markings.
Tr: Emir gözlerini parıldayan taşa dikti.
En: Emir fixed his eyes on the gleaming stone.
Tr: "Bu... tarihe ışık tutacak bir keşif olabilir!"
En: "This... could be a discovery that sheds light on history!"
Tr: dedi heyecanla.
En: he said excitedly.
Tr: Selin, taşa dikkatlice baktı.
En: Selin looked at the stone carefully.
Tr: İşaretler, özel bir ışık altında parlıyor gibi görünüyordu.
En: The markings seemed to glow under a certain light.
Tr: "Bu inanılmaz!"
En: "This is incredible!"
Tr: dedi hayranlıkla.
En: she said in admiration.
Tr: Emir, taşın önemini hemen fark etti.
En: Emir immediately realized the stone's significance.
Tr: "Tahminlerim doğru çıktı!"
En: "My predictions were correct!"
Tr: diyerek sevindi.
En: he rejoiced.
Tr: Selin, aldığı nefesi bıraktı.
En: Selin released a breath she had been holding.
Tr: Bu an, onu da etkiledi.
En: This...