14 Şubat Aziz Valentine Anma Töreni'nin ardından, başlarken elmayı, biterken de ayvayı yediğimiz aşk kavramı üzerine hasbihâl ediyoruz. Biyolojik, psikolojik, evrimsel ayırt etmiyor, ne varsa açıklıyoruz. Programımızı ünlü düşünürün sözleriyle noktalıyor; aşk bu, kızılötesi, yaralı müzesi, hareket edemem diyor, hareket edemiyoruz.
Davranışsal başladığımız yayıncılığımızı davranışsal sürdürüyor ve bu sefer teknik nedenler sebebiyle kahve tadında bir sohbet ile sağlıklı bir motivasyon hali için neler yapılabilir diye konuşuyoruz.
Azizler filmi ve çok tartışılan "bu film aslında ne anlatıyor yahu?" sorusu üzerine çay tadında bir sohbet oldu. Ha bir de hiç çıkarmayacağım demiştin, ee, kolye nerde?
İnsan yaptığı keki sahiplenir mi? IKEA Etkisi ticari bir kurnazlıktan mı ibaret? Çok istersem Salvador Dali olabilir miyim? Babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi?
Bu bölümde arkamıza yaslanıyor ve yasemin çayımız eşliğinde bu sorulara kafa yoruyoruz.
Bu ilk bölümde kendimizi Londra Doğa Tarihi Müzesi'nde özel köşe sahibi olacak sanıyor, 2019'da kurduğumuz hayallerin 2020'de ne hale geldiğini gördükten sonraysa adımıza çikolatalı gofret çıkarılsa şükredecek konuma geldiğimizi fark ediyoruz. Pes etmiyor, yine de 2021'e yeni hayaller kuruyor, çayımızdan şöyle güzel bir yudum içiyoruz...