Bugün manifest etme, tezahür ettirme sürecindeki İlk basamak hakkında biraz konuşmak istiyorum. Yani bu ilk basamak ne olabilir sizce? İstemek arkadaşlar. Bütün yaratım süreci istemekle, isteyebilmekle başlıyor. İşte bugün bunu biraz daha açmak istiyorum.
YouTube linki:
https://youtu.be/KTfc5Zd3U7I
Bugün bu hayatta özür dilememeniz gereken 9 şey hakkında konuşmak istiyorum. Elbette buradaki özür dilememekten kasıt haksız olduğumuz, yanlış yaptığımız, birisinin canını yaktığımız ve benzeri durumlarda dilenen bir özür değil, orasının anlaşıldığını varsayıyorum. Manifest etme sürecinde bize gerekli olan tavır isimli bir bölüm vardı belki hatırlarsınız. Eğer dinlemediyseniz belki bu bölümden önce veya sonra dinlemek isteyebilirsiniz. O bölümde de bu hayattaki isteklerimiz için özür dilemeyen bir tavırda olmamızın öneminden bahsetmiştim. İstediğimiz şeyler için kimseye bir açıklama yapmaya, isteklerimizi başkalarının gözünde haklı çıkarmaya, onları mantıklı bir çerçeveye oturtmaya ihtiyacımız yok.Çünkü ben öyle istiyorum! O bölümün yıldız cümlesiydi hatırlarsanız.İşte bugünkü bölüm o bölümü biraz daha genişletecek cinsten olacak.
Bugün tabiri caizse hayatımızı uykuda olduğumuz, yani henüz farkındalığımızın ve birincimizin yeterince gelişmediği bir yerden yaşamakla, kişisel ve insani gelişimimizde bir üst seviyeye çıktığımız, bir üst versiyonumuza dönüştüğümüz bir yerden yaşamak arasındaki belki de en önemli farklardan, özelliklerden birine değinmek istiyorum. Bu özellik bilmediğimiz bir şey değil. Fakat yeterince uygulamadığınız bir şey. Ve bunu yeterince uygulayamayışımız ne yazık ki hem kişisel hem de toplumsal felaketlere yol açıyor. Ve bu felaketlerin önlenmesine en büyük katkıyı farkındalığımızı ve birincimizi geliştirerek yani şimdiye kadarki düşünce inanış ve davranışlarımızı dönüştürerek sağlayabiliriz.Bir şeylerin değişmesini sürekli dışardan beklemek yerine, kendimize, kendimizin ne olduğuna kim olduğuna samimiyetle bakabilmeliyiz ve değişip dönüşmesi gereken yerlerinizi dönüştürme cesaretini gösterebilmeliyiz.Bırakın başka türlü türlü girişebileceğimiz yani kişisel olarak gelişebileceğimiz alanı, sadece bugün bahsedeceğim maddeyi ya da özelliği pratik ederek bu konuda kendimizi geliştirmemiz demek kişisel olarak bambaşka bir seviyeye adım atmamız demek.Bir de bunu bütün toplumun ya da içinde yaşadığımız toplumun büyük bir kısmını yaptığını düşünün. Bu da o toplumun kaderinin, geleceğinin değişmesi demek.Bahsettiğim şey ne mi?Doğruyu söylemek.
Bugünün konusu manifest etme sürecimizi hızlandıracak bir tüyo. Bir şeyi manifest edebilmek için önce ne istediğimizi bilmemiz gerekiyor. Bu kolaymış gibi hissettiren fakat aslında kolay olmayan bir şey arkadaşlar. Hayatta bir çok insan gerçekten ne istediğini bilmiyor ya da ne istediğini bilecek gibi olduğunda bile onu vahşi ve geniş bir şekilde netleştirebilmeye cesaret edemiyor.Fakat bu noktada burada oynayabileceğiniz geniş bir alan var hayatta. Bu şu demek oluyor: evet hayat spesifikliten hoşlanır. Belki siz de şimdiye kadar hayatınıza tam o istediğiniz şeyin gerçekleştiğini deneyimlemişsinizdir. Ne biliyim işte, saçının rengine, gözünün rengine kadar hayalinizdekiyle tutan bir partner ya da bir yerden tam olarak ihtiyacınız olan bir paranın gelişi vb.Ama bazen de hayat bize hayalimizden bile büyük ve güzelini getirir. Kutusunda bizim sınırlı zihnimizle düşünebileceğimizden çok daha fazlasını saklıyordur bizim için.
Bugünkü bölümde manifest etme sürecinde bekleme enerjisinden bahsedeceğim. Bir şeyi düşünebiliyor, isteyebiliyor ve hissedebiliyorsak aslında o şey bizim için enerjetik olarak şimdi ve burada mümkündür.Kendimizi o eksikmiş hissinden alıp o'şimdi ve burada'ya yerleştirmemiz gerekiyor.
Bu bölümde duygusal tetiklenmelerimize spiritüel açıdan bakacağız. Duygusal tetiklenme nedir? Bize neleri göstermek ister?Korkularımız ve tetiklenmelerimiz neden bizim en yakın arkadaşlarımız olmalıdır?İyileşme sürecimizde tetiklenmelerimizin yeri nedir?Bu sorular ve çok daha fazlasının cevabını bu bölümde bulacaksınız.
Eğer içinizde tutuşan bir şey varsa, bir isteği, bir düşünce, bir fikir, hayatınızda olmasından memnuniyet duyacağınız herhangi bir şey, sizin onu istediğiniz kadar o da sizi istiyordur.Bu videoda bizim hayallerimize enerjetik bir eş olmamızı sağlayacak 3 maddeden bahsedeceğim. Bu 3 madde aslında bilmediğimiz şeyler değil, hatta basit şeyler fakat aynı zamanda çok zor olduklarını söyleyebilirim. Bizden çok daha fazla içimize dönmemizi, farkındalığımızı çok daha fazla geliştirmemizi talep ediyorlar.
Bu bölümde hayatı daha varlıklı bir yerden yaşamak için içselleştirirsel fayda görebileceğimiz 10 prensipten bahsedeceğim.Bunları kendi hayatımda uygulamaya koymak benim hayatımı olumlu anlamda çok değiştirdi. Sizin de işinize yarayacağını umuyorum.
Bugünkü bölümde kundalini uyanışımın perde arkasına bakmaya devam edeceğiz. Bu süreçte zihinsel, fiziksel ve duygusal olarak ne gibi semptomlar yaşayabiliriz? Bir kundalini uyanışını tetikleyen şeyler neler olabilir?
Bu bölüm benim için kanalımdaki belki de en önemli ve özel bölüm. Yaklaşık bir buçuk sene önce yaşadığım Kundalini uyanışına dair daha fazla anlatma, daha fazla paylaşma hevesini artık içimde buluyorum.O zamanlar yaşadıklarımı da yine burada anlatmıştım fakat bütün bunları yaşarken bir Kundalini uyanışı yaşadığımdan habersizdim.Bu yoğun ve hayatımı dönüştüren tecrübeyi adlandıramıyordum.Artık biliyorum. Her bir hücremle ve her bir hücremde biliyorum.Ve biliyorum ki bilmesi gereken başkaları da var.
Bugün birçoğumuzda, birçoğumuzun içinde çok geniş bir yer kaplayan, yani hemen hepimizin içinde olan büyük ve ortak bir yaradan bahsetmek istiyorum, değersizlik hissimizden. Kendimizi iyi ve güzel şeylere layık bulmayışımızdan.Bu değersizlik hissi kendisini hayatımızdaki çeşitli alanlarda gösterebilir. Parayla ilgili konularda değersiz hissedebiliriz, ilişkilerde kendimizi değersiz hissediyor olabiliriz, bedenimizle ilgili değersizlik duygumuz olabilir.Bugün değersiz hissedişimizin köklerine inmeyeceğim fakat bu hissimizin, bu yaramızın manifest etme sürecindeki yerinden bahsedeceğim daha çok.
Bugün varlıklı bir zihniyet, geniş bir bakış açısı geliştirmekten biraz bahsedeceğim.Varlıklı olma hali aslında enerjetik bir iş, bir frekans. Bu frekansa dokunduğumuzda hayat oyununu farklı bir şekilde oynamaya başlıyoruz. Fakat bu onlarca yılın koşullanmasının üzerine durduk yere kendiliğinden olan bir şey değil. Kendi üzerimizde kasıtlı olarak çalışmamızı gerektiriyor.Yeni programım "Karınca Sensin" bu konuda üzerinize düşen içsel işi yapabilmeniz için gerekli olan araçları sağlayacak.
En Spiritüel İnsan En Kendi Gibi Olandır #kişiselgelişim #motivasyon
Bugün manifest etme videolarında sıkça geçen bir konudan söz etmek istiyorum: İsteğimize enerjetik bir eş olmak. Peki bu ne demek? İstediğimize enerjetik bir eş olmak için neleri aradan kaldırmalıyız?
Bugün biraz para ve spiritüellik arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.
Eğer istediğiniz şeyleri, içinizden yükselen istekleri sürekli kendinize ya da başkalarına karşı haklı çıkarmaya çalıştığınızı fark ediyorsanız bu bölüm sizin için.Manifest etmenin en basit birkaç tanımından biri zamanlar sadece hayalinizde bulunan herhangi bir şeyin bir nokta fiziksel dünyada materyalize olması, can bulmasıdır.Ve biz de gerçekliğimizi enerjimizi nereye akıttığımıza bağlı olarak yaratırız.Biz enerjiden oluşuyoruz, tüm evren enerjiden oluşuyor, isteklerimiz arzularımız, onlar da enerjiden oluşuyor. Biz de enerjimizi bu diğer enerjilerin üzerinde bir etki etmesi için kullanıyoruz. Ve bunu farkındalığımızı kullanarak yapıyoruz. İşte zihinlerimizin gücünün güzelliği de burada yatıyor.
Bugün çok kısa, hap gibi bir bölümle karşınızdayım fakat dinleyeceklerinizin önemli olduğunu düşünüyorum, çünkü bu öneriler, bu bakış açısı benim hayatımda çok büyük ve olumlu bir rol oynadı. Sizin işinize de yarayacağını inanarak paylaşıyorum.
Bugün mutlu ve doyumlu bir hayat yaşamak için kendi hayatımda içselleştirdiğimde çok faydasını gördüğüm, hayat kalitemi arttıran 10 prensipten,10 anlayıştan bahsetmek istiyorum.Aslında bu podcasti sizin için olduğu kadar, kendim için de çekmek ve paylaşmak istedim.Zihnimin akıntısına çok fazla kapıldığımı fark ettiğimde ya da yanlış şeylere odaklandığımı fark ettiğimde, olmayacak şeyler için sinirlenip kendimi üzdüğümde tekrar izleyip hayatta aslında gerçekten önemli olanların ne olduğunu bana hatırlatması için paylaşmak istedim.Elbette her bir madde herkesin içinde yankı bulacaktır ya da herkese uyacaktır gibi kesin konuşamam fakat, birçok maddenin bir çoğumuzun içinde bir anlam bulacağını düşünüyorum arkadaşlar. Bunların içinde yankı bulabilmesi için kim olduğunuzu, ne yaptığınızın, geçmişinizde ne yaşadığınızın, hayallerinizin neler olduğunun bir önemi olmadığını düşünüyorum.Dönüşme hikâyemin nasıl başladığını öğrenmek için oynatma listesi şu linkte:https://www.youtube.com/playlist?list=PL23ZI86YTJlIJ5hGwMqmT-bb5f5JHUKCDYogaya başlamak istiyorsanız yeni başlayanlar için yoga oynatma listem şu linkte:https://www.youtube.com/playlist?list=PL23ZI86YTJlIJvJT2zZse1rLohoJaeyH2Meditasyon yapmak istiyorsanız meditasyon için oynatma listem şu linkte: https://www.youtube.com/playlist?list=PL23ZI86YTJlI9woPDtnyGDXqBYpPyeOll #çekimyasası #motivasyon #kişiselgelişim
Bugün gölge benlikle ilgili iki videoluk serinin ikinci bölümüyle karşınızdayım. Dolayısıyla eğer dinlemediyseniz öncelikle ilk bölümü dinlemenizi tavsiye ederim. Geçen bölümde gölge ya da gölge benlik çalışmasının ne olduğundan, gölgede kalmış taraflarımızın ne zaman ve nasıl oluşmaya başladığından ve bu taraflarımızı fark edebilmek için işimize yarayabilecek ipuçlarından bahsettim. Bugün ise bu çalışmanın nasıl yapılabileceğini biraz anlatacağım.
Bugünkü bölümün konusu shadow work yani gölge çalışması ile ilgili.Gölge çalışması en basit açıklamasıyla, bilinçaltımıza itilmiş, bu gölgede kalmış taraflarımızı gün yüzüne çıkarmayı ve farkındalıkla iyileştirmeyi hedefleyen bir teknik. Bizi potansiyelimizi yaşamaktan alıkoyan düşünce kalıplarımıza ve inanış şekillerimize daha yakından bakmamızı sağlıyor. Yani bu teknikle edindiklerimizi gündelik hayatımızda da farkındalıkla pratik etmeye devam ettiğimiz sürece hayat amacımızı bulabilir, bilinmeyene adım atmakta daha cesaretli olabilir, dünyayı daha temiz bir algıyla görebilir, yaratıcılığımızı arttırabilir, kendimizi daha derinden sevebilir, kabul edebilir ve anlayabiliriz. Kendimizle ilişkimiz iyileştikçe elbette başkalarıyla ilişkilerimizde de bir iyileşme gözlemleriz. Kısacası böyle bir iyileşme her açıdan daha sağlıklı bir hayat deneyimlememizi sağlar. Çok daha fazlasından videonun ilerleyen bölümlerinde bahsedeceğim.