Orhan Pamuk’un Cevdet Bey ve Oğulları romanından farklı dönemlere ve karakterlere odaklanan bir seçkidir. Anlatı, Sultan Abdülhamit devrinden başlayarak Cumhuriyet’in çeşitli evrelerine kadar uzanan bir süreçte İstanbullu bir tüccar ailesinin üç kuşağını ele alır. Odağında, ticaretle uğraşan Cevdet Bey ile çocukları Refik ve Osman’ın yanı sıra torunu Ahmet’in toplumsal değişim, modernleşme ve kimlik arayışları yer alır.
Yazar Yıldırım Aktuğan’ın kaleminden çıkan bu kaynak, Cumhuriyet’in ilk yıllarından 1980’lere uzanan süreçte İzmir’in toplumsal ve kültürel dönüşümünü derinlemesine ele almaktadır. Eser, yazarın kendi çocukluk hatıralarının yanı sıra hukukçu dedesi Halil İbrahim Bey ve eczacı İbrahim Yüncü gibi şehrin canlı tanıklarının hafızalarına dayanarak kurgulanmıştır. Metinde, İzmir’in kozmopolit yapısı, Levanten mirası, meşhur fuar kültürü ve mimari dokusu canlı tasvirlerle anlatılmaktadır
James Churchward tarafından öne sürülen ve Pasifik Okyanusu’nda bulunduğu iddia edilen kayıp Mu kıtası teorisini kapsamlı bir şekilde incelemektedir. Kaynaklar, insanlığın ana vatanı olarak görülen bu batık topraklardan yayılan medeniyetin Türkler, Uygurlar, Akkadlar ve Sümerler gibi kadim halkların kökenini oluşturduğunu savunmaktadır. Metinlerde yer alan görsel analizler; Aztek, Maya ve Mısır toplumlarına ait dini sembollerin, mimari yapıların ve dillerin aslında Mu kültüründen miras kaldığını kanıtlamaya çalışmaktadır. Özellikle Meksika ve Orta Asya arasındaki kültürel benzerlikler, güneş kültü, piramit yapıları ve ritüeller üzerinden detaylandırılarak ortak bir tarihsel bağ kurulmaktadır. Belgeler ayrıca, Mu’dan ayrılan kolların Uygur İmparatorluğu gibi büyük devletleri kurarak yüksek bir ilmi ve sanatı dünyaya nasıl taşıdığını haritalarla açıklamaktadır. Sonuç olarak bu arşiv, insanlık tarihinin başlangıcını ve medeniyetin küresel dağılımını kayıp kıta teorisi ekseninde yeniden yorumlamayı amaçlamaktadır.
Bu eser, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlayan Milli Mücadele sürecini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamalarını bizzat kendi kaleminden aktarmaktadır. Metin, Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü ağır koşulları, sarayın halka karşı takındığı aciz tutumu ve ülkeyi kuşatan işgalci güçlere karşı yürütülen askeri ve siyasi stratejileri detaylandırmaktadır. Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas Kongreleri ile Büyük Millet Meclisi’nin açılması gibi tarihsel dönüm noktaları, o dönemde karşılaşılan iç muhalefet ve ihanet girişimleriyle birlikte ele alınmaktadır. Atatürk, bağımsızlık savaşının zaferle sonuçlanmasının ardından hilafetin kaldırılması ve cumhuriyetin ilanı gibi devrimsel adımların arka planındaki siyasi mücadeleleri açıklamaktadır. Kaynak, eski bir imparatorluğun yıkıntılarından çağdaş ve tam bağımsız bir devletin doğuş hikayesini kapsamlı bir şekilde sunmaktadır. Anlatı, Türk bağımsızlığının ebediyen korunması görevini gelecek nesillere devreden tarihi bir vasiyet olan Gençliğe Hitabe ile sona ermektedir.
Bizanslı tarihçi Laonicus Chalcondyles tarafından kaleme alınan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun geleceğine dair öngörüleri içeren "Kehanetler Kitabı" adlı eserin Türkçe çevirisini ve incelemesini sunmaktadır. Aytunç Altındal tarafından yayına hazırlanan çalışma, 1640 tarihli Fransızca baskıyı temel alarak dönemin gizemli şifreleme yöntemlerini, illüstrasyonlarını ve tarihsel belgelerini okuyucuyla buluşturur. Metinde, Osmanlı Devleti’nin çöküş süreci, padişahların tahttan indirilmesi ve Cumhuriyet’in kuruluşu gibi olaylarla bağdaştırılan şaşırtıcı sembolik kehanetler detaylandırılmaktadır. Ayrıca eserin çeviri sürecinde dahil olan Blaise de Vigenere ve Artus Thomas gibi esrarengiz şahsiyetlerin hayatlarına ve gizli cemiyetlerle olan ilişkilerine dair derinlemesine bilgiler paylaşılmaktadır. Eser, hem bir tarihsel kaynak hem de ezoterik bir inceleme olarak Türk-İslam sentezi ve Batı dünyasının Doğu algısı üzerine önemli ipuçları barındırmaktadır. Kitap, görsellerle desteklenen epigramlar aracılığıyla geçmişten geleceğe uzanan politik ve ruhani projeksiyonları analiz etmektedir.
Cumhuriyetin ilk yıllarında okutulan ve Kemalist eğitim modelinin temelini oluşturan "Tarih" ders kitaplarından derlenmiş kapsamlı bölümleri içermektedir. Belgeler, Türk Tarih Tezi ekseninde Orta Asya’dan başlayarak Hunlar, İskitler ve Sümerler gibi kadim medeniyetlerin kökenlerini ve bu kültürlerin dünya tarihine etkilerini incelemektedir. Metinler aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun yükseliş, duraklama ve çöküş süreçlerini modernleşme ve laikleşme ihtiyacı perspektifinden ele almaktadır. Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğindeki Milli Mücadele, saltanatın kaldırılması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu anlatının merkezinde yer almaktadır. Kaynaklarda ayrıca hukuk, eğitim, iktisat ve kadın hakları alanlarında gerçekleştirilen devrimlerin toplumsal dönüşümdeki kritik rolü vurgulanmaktadır. Son olarak, yeni devletin çağdaşlaşma ideali doğrultusunda şekillenen milli kimlik ve tarih bilinci inşa süreci detaylandırılmaktadır.
Filibeli Ahmed Hilmi’nin Amak-ı Hayal adlı eserinden alınan bu bölümler, ana karakter Raci’nin hakikati arayış yolculuğunu ve Aynalı Baba ile olan manevi bağını anlatmaktadır. Maddi dünyadan ve felsefi şüphelerinden bunalan Raci, bir mezarlıkta tanıştığı bu bilge zatın rehberliğinde mistik bir dönüşüm yaşar. Metin boyunca Raci, ney sesi eşliğinde Hindistan’dan uzaya kadar uzanan, Buda ve Zerdüşt gibi figürlerin yer aldığı sembolik rüya ve hayaller görür. Bu vizyonlar aracılığıyla nefs, birlik, varlık ve yokluk gibi derin tasavvufi kavramlar alegorik bir dille sorgulanır. Aynalı Baba’nın ölümüyle sarsılan Raci, ondan kalan hikmetli defter üzerinden mutluluk ve insanlık üzerine dersler çıkarmaya devam eder. Eser, insanın kendi iç dünyasındaki karmaşayı aşarak mutlak gerçeğe ulaşma çabasını etkileyici bir anlatıyla sunar.
Mustafa Kemal Atatürk tarafından hazırlatılan ve vatandaşlık bilincini aşılamayı hedefleyen "Vatandaş İçin Medeni Bilgiler" adlı temel eğitim eserini içermektedir. Kitapta demokrasi, cumhuriyet, hürriyet ve sosyal dayanışma gibi modern devlet yapısının temel taşları kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca bireylerin devlete karşı temel sorumlulukları olan seçme ve seçilme hakkı, vergi ödevleri ve askerlik hizmeti gibi konular yasal ve toplumsal boyutlarıyla açıklanmaktadır. Devletin görevleri ile halkın hakları arasındaki dengeyi kuran eser, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş bir toplum inşa etme vizyonunu yansıtır. Metinler, her Türk vatandaşının haklarını bilmesi ve toplumsal düzene bilinçli bir şekilde katılması gerektiğini vurgulayan eğitici bir kılavuz niteliğindedir.
Falih Rıfkı Atay’ın Zeytindağı adlı eseri, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan sarsıcı bir tarihsel süreci ele almaktadır. Yazar, Birinci Dünya Savaşı sırasında Cemal Paşa’nın karargahında görev yaparken tanıklık ettiği Orta Doğu topraklarındaki çöküşü ve devletin yönetimsel hatalarını kendi gözlemleriyle aktarır. Kitapta, Türk askerinin Filistin, Suriye ve Hicaz cephelerinde sergilediği büyük fedakarlıklar ile bölgedeki toplumsal ve siyasi karmaşa eleştirel bir dille çözümlenmektedir. Atay, imparatorluğun sömürgeci güçler karşısındaki çaresizliğini ve gayrimilli yönetim anlayışının acı sonuçlarını etkileyici bir üslupla betimler. Eser, geçmişin hatalarından ders çıkarılmasını amaçlayarak, yeni Türkiye’nin temellerini ve vatan sevgisinin gerçek anlamını okuyucuya hatırlatan edebi bir abide niteliğindedir.
Korktuğumuzda zaman neden yavaşlar?
Monotonluğun önüne nasıl geçeriz?
Zamanda yolculuk mümkün müdür?
Zaman hayatımızı düzenliyor fakat onu kontrol edemiyoruz. Muhteşem bir tatil gözlerimizin önünde akıp giderken, sıkıldığımızda saniyeler geçmek bilmiyor. Claudia Hammond, psikoloji ve nöroloji alanındaki son gelişmelerin ışığında kendi araştırmalarını da kullanarak zaman fenomenini açıklıyor.
Hanasaki Sistemi, hayatınızda yapmak istediğiniz olumlu değişikliklerde size yol göstermesi için Japonya’nın kadim öğretilerini anlatıyor.
Sistemin yaratıcısı olan Marcos Cartagena’nın akıcı anlatımıyla tüm bu kavramları önce kolaylıkla benimseyecek, ardından kendi yaşam tarzınızda rahatlıkla uygulayacaksınız.
Birçok açıdan hiç olmadığımız kadar rahatız. Ancak korunaklı, ısı kontrollü, aşırı beslenen, yeterince zorluk çekmeyen yaşamlarımız aslında en acil fiziksel ve zihinsel sağlık sorunlarımızın önde gelen nedeni olabilir mi? Bu sürükleyici araştırmada, ödüllü gazeteci Michael Easter, mantık dışı bir çözümün yaşamı iyileştiren sırlarını açığa çıkaran bağımsız vizyonerlerin, yıkıcı dahi araştırmacıların ve zihin-beden kondisyonu öncülerinin peşine düşüyor: konforsuzluk. Easter’ın evrimsel meydan okuma ihtiyacımızı anlama yolculuğu onu, şampiyon sporcular yetiştirmek için eski bir Japon uygulamasını kullanan NBA’in en iyi egzersiz bilimcisiyle tanışmaya; bir Oxford ekonomisti ve Budist liderin dünyaya ölümün bize mutluluk hakkında neler öğretebileceğini gösterdiği mistik Bhutan ülkesine; doğanın fiziksel ve zihinsel dayanıklılığımızı test ettiğini keşfeden genç bir sinirbilimcinin açık hava laboratuvarına götürüyor.
Bu kitap gelecekte bizi nelerin beklediğine dair fikir yürütüp kritik sorular sorabilmemize olanak tanıyacak bir rehber olarak hazırlandı.
Bu yolculukta size yapay zekâ ve muazzam girişim öyküleri eşlik ederken zihin okuyabilen makineler, otonom araçlar ve dilimizi öğrenmeye başlayan robotlarla teknoloji devrimi içinde ilerleyeceksiniz.
Liderler En Son Yer, Simon Sinek'in küresel çapta en çok satanlar listesine giren Neden ile Başla isimli eserinin merakla beklenen devam kitabıdır.
Hemen hemen herkesin işe gitmek için heyecanlandığı bir dünya hayal edin. Bu çılgınca, idealize edilmiş bir fikir değil. Birçok başarılı organizasyonda, büyük liderler, takım üyelerinin birbirlerine, hayatlarını tehlikeye atacak kadar derinden güvendikleri ortamlar oluşturuyorlar.
Tarihte nice hanedanlar gelip geçmiş, nice devletler kurulup yıkılmışlar, nice barış antlaşmaları en çok 40-50 yıl dayanabilmişken, Papalık bütün bu altüst oluşlardan kendini koruyup ayakta kalmayı başarmıştır. Üstelik bunu, tüm bu olayları kenarda durup seyrederek değil, tam tersine bütün çalkantıların ve sorunların tam ortasında yer alarak başarmış ve kaybedenler daima başkaları olmuştur.
Yazar, İsa Mesih'e atfedilen birçok özelliğin ve mucizenin aslında 1. yüzyılda yaşamış bir Pagan ermişi ve filozofu olan Apollonius'tan aşırma (intihal) olduğunu öne sürmektedir.
Kitap insan türü olan Homo sapiens'in gezegendeki diğer türler üzerindeki hakimiyetinin nasıl geliştiğini açıklamaktadır. Yazar insanların diğer hayvanlardan fiziksel olarak daha zayıf olmasına rağmen, alet yapımı ve ateşi kontrol etme gibi ilk keşiflerle nasıl avantaj sağladığını anlatır.
Hikaye, bankada bir yetkili olan Josef K.'nın bir sabah nedenini bilmediği bir tutuklama ile karşılaşması ve normal hayatına devam edebileceğinin söylenmesiyle başlar.
Kitap özellikle Sibylline Kitapları'nın kökenlerini ve etkilerini incelerken, Eskiçağ Anadolu Ana Tanrıça kültleri (Kybele, Gaia) ve bunların Roma'daki din ve siyaset üzerindeki tesirini ele almaktadır. Ayrıca, Pythagoras Kardeşliği gibi eski gizli örgütlerin ideallerini ve Roma Cumhuriyeti'nin siyasi çatışmalarındaki rolünü araştırır.
Yazar, küreselleşmenin 11 Eylül saldırıları sonrası değişen evrelerini ve bu süreçte ulus-devlet ve din savaşları kavramlarının yeniden önem kazanmasını tartışmaktadır. Kitap ayrıca, resmi tarih anlatılarının Türklerin Müslüman oluş süreci, Osmanlı İmparatorluğu'nun yükselişi, Ermeni Sorunu ve çöküş nedenleri gibi konularda yaptığı ideolojik saptırmaları ve çarpıtmaları ele almakta