Bazen güçlü hissetmezsin.
İstek yoktur, enerji yoktur, özgüven de yoktur.
Ama bu, sende güç olmadığı anlamına gelmez.
Bu bölümde gücü bir duygu olarak değil, bir kabiliyet olarak ele alıyorum.
Hissetmeden de kullanılabilen, ortaya çıkarılabilen bir şey olarak.
Özgüvenin nereden geldiğini, neden başta değil de hareketten sonra oluştuğunu konuşuyoruz.
Kıvılcımı beklemek yerine neden yürümeye başlaman gerektiğini.
Kendini kandırmadan, olduğu yerden devam edebilmenin ne demek olduğunu anlatan bir bölüm.
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Kendi içimizde negatif düşünceleri besleyip büyütebiliyoruz.
Bunu hepimiz yaşıyoruz.
Zorlandığımızda, işler ters gittiğinde, zihnin otomatik olarak karamsar senaryolar üretmesi çok tanıdık bir durum.
Peki aynı şeyi pozitif düşünceler için de yapabilir miyiz?
Yani sadece iyi düşünerek, olumlu olmaya çalışarak mental dayanıklılığımızı gerçekten geliştirebilir miyiz?
İşte burada işler karışıyor.
Çünkü pozitif düşünmek kulağa iyi geliyor ama çoğu zaman tek başına yetmiyor.
Hatta bazı durumlarda, insan kendini daha da yetersiz hissetmeye başlıyor.
“İyi düşünmeliyim ama yapamıyorum” baskısı, zihni daha da kilitliyor.
Mental dayanıklılık, sürekli iyi hissetmek değildir.
Motivasyonla ayakta kalmak hiç değildir.
Mental dayanıklılık;
zorlandığında zihninle nasıl başa çıkacağını bilmek,
işler ters gittiğinde neye tutunacağını fark etmek,
kötü hissetsen bile devam edebilme kapasitesini geliştirmektir.
Bu podcast’te pozitif düşünce klişelerini değil,
gerçek hayatta işe yarayan dayanıklılığı,
istikrarı, vazgeçmeme becerisini ve zihinsel sağlamlığı ele alıyoruz.
Eğer sen de:
- Zor günlerde dağılmamak istiyorsan
- Motivasyonun bittiğinde ne yapacağını bilmiyorsan
- Mental dayanıklılık nasıl geliştirilir diye soruyorsan
bu bölüm sana göre olabilir.
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Bazı hatalar vardır, bir kere olur geçer.
Bazılarıysa tekrar eder. Sadece tarih değişir.
Yanlış kararları neden aldığımızı, o kararları alırken gerçekten ne hissettiğimizi ve bazen doğruyu bile bile neden yanlış olanı seçtiğimizi konuşuyoruz.
Yanlış kararlar sonuçlarından mı sonra yanlış olur,
yoksa biz en başından biliyor muyduk?
Yalnızlık, duygusal yorgunluk, insanları kıramamak, ayıp olmasın diye susmak…
Ve bedelini genelde tek bir kişinin ödediği kararlar.
Bu bölüm pişmanlık yaşamak için değil.
Aynı şartlar tekrar geldiğinde onları tanıyabilmek için.
Aynı hatalar.
Farklı tarihler.
Mental dayanıklılık, disiplin, erteleme, öz disiplin, alışkanlıklar ve kendini kandırma üzerine düşünen herkes için.
Bu bölümde çoğu insanın fark etmeden yaptığı en büyük hatayı konuşuyorum:
kendinle pazarlık etmeyi.
“Bugün değil yarın yaparım.”
“Biraz daha hazır olayım.”
“Şu dönem zor.”
Bunlar plan değil.
Bunlar ertelemenin mantıklı kılıfı.
Bu bölümde:
- Kendinle pazarlığın nasıl bir alışkanlığa dönüştüğünü
- “Hak ettim” ve “sonra yaparım” cümlelerinin neden tehlikeli olduğunu
- Küçük tavizlerin nasıl büyük dağılmalara yol açtığını
- Disiplini duyguya değil kurala bağlamanın neden şart olduğunu anlatıyorum.
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Mental dayanıklılığı geliştirmek, zorlayıcı durumlar karşısında zihinsel olarak nasıl tepki verdiğimizle ilgilidir.
Bu bölümde mental dayanıklılığı etkileyen 3 temel konu üzerine konuşuyorum.
- Kontrol edebileceğin ve edemeyeceğin şeyleri ayırt etmek
- Zorlanmaya bilinçli ve gönüllü şekilde maruz kalmak
- Dayanıklılığın arkasındaki anlam ve sebep
Günlük hayat, iş, antrenman ve stresli dönemlerde mental dayanıklılığın neden bazı kişilerde daha güçlü, bazılarında daha zayıf olduğunu ele almaya çalışıyorum.
Mental dayanıklılık, sadece iyi hissettiğimiz zamanlarda değil, zorlandığımız anlarda ortaya çıkan bir yetenektir. Bu bölümde, bu yeteneğin nasıl geliştirilebileceği üzerine konuşuyorum.
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Odaklanma problemi, çoğu zaman dikkat eksikliği değildir.
Dağılmış enerji, yanlış zihinsel ton ve yönsüzlükle ilgilidir.
Bu bölümde odaklanmayı “kesintisiz dikkat” gibi romantik bir hedef olarak değil; dağıldığını fark edip geri dönebilme kabiliyeti olarak ele alıyorum.
Konuştuğum başlıklar:
- Neden eskisi kadar derin odaklanamıyoruz?
- Yüksek uyarılmış zihin neden odaklanmakta zorlanıyor?
- Odaklanmanın planlama ve karar yorgunluğuyla bağlantısı
-Evde, günlük hayatta odaklanma kabiliyetini geliştirecek basit ama etkili pratikler
Hızlı teknikler ya da “anında odaklan” vaatleri maalesef yok.
Odaklanmayı; zihinsel ton ve davranış üzerinden
adım adım inşa edilen bir beceri olarak ele alıyoruz.
Eğer:
- Gün içinde sık sık dağıldığını fark ediyorsan
- Başladığın işleri bitirmekte zorlanıyorsan
- Zihninin sürekli başka yerlere kaçtığını hissediyorsan
bu bölüm, odağı yeniden hizalamak için sağlam bir çerçeve sunuyor.
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Bu bölümde, 2026’ya hazırlanırken üzerinde durduğum üç ana konudan ilkini ele alıyorum: vücut enerjisi.
Çoğu zaman odaklanma, disiplin ya da mental dayanıklılık konuşuyoruz. Ama bunların sürdürülebilir olması için gereken asıl zemini atlıyoruz. Vücut enerjisi düştüğünde, en güçlü niyetler bile karşılıksız kalabiliyor.
Bu bölümde;
Vücut enerjisinin ne olduğunu (ve ne olmadığını),
Gün içinde enerjimizi fark etmeden düşüren alışkanlıkları,
Uykunun, hareketin ve beslenmenin enerji üzerindeki gerçek etkisini,
Enerjiyi “artırmaktan” çok korumanın neden daha kritik olduğunu
sade ve uygulanabilir bir çerçevede paylaşıyorum.
Bu bir motivasyon konuşması değil.
Daha çok, uzun vadede güçlü kalabilmek için temel bir hatırlatma.
Serinin bir sonraki bölümünde, bu enerjiyi doğru yere yönlendirmeyi; yani odaklanmayı konuşacağız.
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Yeni bir yıl yaklaşırken çoğumuz hedef listeleri yapmaya başlıyoruz. Daha fit olmak, daha çok kazanmak, daha disiplinli olmak…
Ama çoğu zaman aynı hayatın içine yeni hedefler ekliyoruz. Sonuç da değişmiyor.
Bu bölümde 2026’ya nasıl hazırlanman gerektiğini hedeflerden önce konuşuyoruz.
Şu an bulunduğun noktanın, yaşadığın hayatın; aldığın kararların ve yaptığın seçimlerin bir sonucu olduğunu kabul etmekle başlıyoruz. Memnun değilsen, suçlu aramak yerine sorumluluğu üstlenmenin neden özgürleştirici olduğunu ele alıyoruz.
Bu bölümde şunlardan bahsediyoruz:
Yeni yıl planlarını neden yanlış yerden yaptığımız
Büyük hedefler yerine yön seçmenin önemi
Enerji, odak ve karakter üçgeninin hayat üzerindeki etkisi
“Acil” olanla “önemli” olanı ayırt edebilmek
2026’yı gerçekten değiştirecek tek bir temel alışkanlık seçmek
Kendinle pazarlık yapmanın hayatı nasıl ertelediği
Bu bir motivasyon konuşması değil.
Bu bölüm, kendinle dürüst bir yüzleşme çağrısı.
Eğer 2026’ya girerken aynı döngülerin içinde kalmak istemiyorsan,
eğer yeni bir yıl değil yeni bir yön seçmen gerektiğini hissediyorsan,
bu bölüm tam olarak bunun için.
Sessiz ama etkili değişimler, büyük kararlarla değil;
bugün alınan küçük ama net adımlarla başlar.
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Bu bölümde küçük bir alışkanlık değişiminin zamanla nasıl büyük bir zincirleme etki yarattığını ele alıyoruz. “Yeni normal” kavramının kelebek etkisini, davranışlarımızdan kimliğimize kadar uzanan görünmez değişim döngülerini ve %1’lik mikro adımların uzun vadede nasıl büyük dönüşümlere yol açtığını detaylı biçimde inceliyoruz. Eğer hayatında sürdürülebilir bir değişim başlatmak, alışkanlıklarını dönüştürmek istiyorsan, bu bölüm senin için.
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Normal dediğin şey gerçekten sana mı ait, yoksa fark etmeden devraldığın bir alışkanlıklar bütünü mü?
Bu bölümde; nereden geldiğini bile bilmediğimiz normallerin hayatımızı nasıl yönlendirdiğini, konfor alanının nasıl görünmez bir sınır çizdiğini ve gelişim normalinin neden bu kadar güçlü olduğunu konuşuyoruz.
Normallerimizi nasıl sorgulayabileceğimizi, hangilerinin bizi geri çektiğini ve kendi hayatımıza uygun yeni normalleri nasıl kurabileceğimizi ele alıyoruz.
Bu bölüm, kendini yeniden şekillendirmek isteyen herkes için güçlü bir başlangıç.”
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Bazen kendimize fazla yüklendiğimiz zamanlar olur. Kendimize dair verdiğimiz kararlarda eksik yaptığımız noktalar olur ve suçluluk duygusu bizi ele geçirir. İşte bu sırada kendimize biraz şefkat göstermek, ilerlemeye devam edebilmemiz için çok faydalı olabilir.
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Bu bölümde disiplinin gerçek dönüşümünü konuşuyoruz: Başlangıçta zorunluluk gibi görünen davranışların, zamanla nasıl doğal bir kimlik parçasına dönüştüğünü. Sevmediğimiz yerden başlayarak gösterdiğimiz iradenin, nasıl otomatikleşip yaşam tarzımıza yerleştiğini ele alıyoruz. Akış hali, kimlik bütünlüğü, düzenin özgürlüğe açtığı kapılar ve disiplinin aslında hayatı kolaylaştıran gücü.
Umut Varol
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Eğer daha disiplinli olmak ve ömür boyu sürdürmek istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Haydi başlayalım.
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Disiplin; seni cezalandıran bir zorba değil, seni ayakta tutan en kadim yoldaşındır.
Kaosu düzenleyecek, motivasyon zırvalığından kurtulduğunda sırtını yaslayacağın bu içsel dostunla barışmanın vakti geldi.
Disiplin, seni kısıtlamaz; tam tersine, seni özgürleştirir. Çünkü disiplinsiz bir zihin, kaosun esiridir.
Disiplin, seni sabitlemez — seni merkezine döndürür.
Kısacası, disiplinden kaçtığında kendinden uzaklaşırsın; ona sarıldığında, nihayet kendine kavuşursun.
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
İhanet dediğinde aklına kim geliyor?
Bir dost mu? Bir sevgili mi?
Peki ya… senin kendin olabileceğin hiç aklına geldi mi?
Hazır değilsen dinleme…
Çünkü bu bölüm, bahanelerin arkasına saklanan herkesi biraz sarsacak.
Web : https://umutvarol.com.tr
Mail : umut@umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Hiç stresin tamamen yok olmasını diledin mi?
Aslında sorun stresin kendisi değil… onu taşıyamamak.
Bu bölümde, stresi ortadan kaldırmak yerine onunla birlikte işlevimizi koruyabilmeyi konuşuyoruz.
Çünkü bazen savaşmak yerine, o baskıyı bir sırt çantası gibi taşımayı öğrenmek gerekir.
Stres altındayken vücudumuzda neler oluyor?
Neden kronik stres bir noktadan sonra bizi yakıyor?
Ve en önemlisi — bu baskıya nasıl daha dayanıklı hale gelebiliriz?
Bu bölüm, stresle savaşmak isteyenler için değil, baskı altında soğukkanlı kalmak isteyenler için.
Mail : umut@umutvarol.com.tr
Web : https://umutvarol.com.tr
LinkedIn : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Hayatınızda kaç şeyi yarım bıraktınız? Bir kitap, bir hedef, bir karar, belki de bir düşünce...
Yarım kalan her şey aslında zihnimizde açık bir dosya gibi kalıyor. Bitiremediğimiz işler, zamanla kendimize olan güvenimizi ve mental dayanıklılığımızı sessizce aşındırıyor.
Bu bölümde yarım bırakmanın zihnimizde yarattığı etkiyi, “bitirme kası” dediğimiz metaforik gücü ve neden başladığımız şeyleri bitirmenin bakış açımızın bir parçası olduğunu konuşuyoruz.
Motivasyon değil, sonuçlandırma iradesi üzerine bir bölüm bu.
Çünkü başladığını bitirmek, sadece bir alışkanlık değil — bir bakış açısı meselesi.
Hedeflerimiz çoğu zaman gözümüzde çok büyük görünür. Bitirmek istediğimiz o proje, koşmak istediğimiz maraton ya da değiştirmek istediğimiz bir alışkanlık… Daha en baştan gözümüz korkar ve pes etme isteği doğar.
Ama gerçek şu ki, büyük başarıların yolu küçük zaferlerden geçer. Her gün attığınız o minik adımlar, aslında zihinsel dayanıklılığınızı inşa eder. Yatağınızı toplamak, kısa bir yürüyüş yapmak, okumak istediğiniz kitabın ilk sayfasını açmak, hatta zor bir günün sonunda pes etmek yerine devam etmeyi seçmek… Bunların her biri küçücük bir zaferdir.
Bu bölümde;
Küçük zaferlerin psikolojik gücünü,
Onları nasıl alışkanlığa dönüştürebileceğinizi,
Başarısızlık anlarında neden en büyük destekçiniz olduklarını,
Ve zamanla nasıl büyük bir değişim yarattıklarını konuşuyoruz.
Mental dayanıklılık dev adımlarla değil, küçük ama sürekli kazanılan zaferlerle gelişir. Siz de bu bölümü dinledikten sonra kendinize şu soruyu sorun:
👉 “Bugün hangi küçük zaferi kazandım?”
Cevabınız ne kadar basit olursa olsun, o sizin ilerlediğinizin kanıtıdır.
#mentaldayanıklılık #küçükzaferler #motivasyon #kişiselgelişim
Bu bölümde kişisel liderlik, yani özümüze liderlik etme konusunu ele alıyoruz. Kendimizi tanımak, karar alabilmek, sorumluluk üstlenmek, vizyon belirlemek ve disiplinle ilerlemek… Bunlar kulağa basit gelebilir ama uygulandığında hayatımızı kökten değiştirebilecek güce sahip.
Bölüm boyunca, sorumluluk almaktan neden kaçtığımızı, küçük alışkanlık değişikliklerinin nasıl büyük farklar yaratabileceğini ve kişisel liderliğin mental dayanıklılığımızın en sağlam temellerinden biri olduğunu keşfedeceksiniz. Basit görünen günlük seçimler, birkaç yıl içinde sizi bambaşka bir noktaya taşıyabilir.
Unutmayın, kimse gelip sizi kurtarmayacak. Direksiyon sizin elinizde. Küçük adımlarla başlayın, büyük değişime yol açın.
mail : umut@umutvarol.com.tr
Linkedin : https://www.linkedin.com/in/umut-varol-/
Hepimizin hayal kırıklıkları, hataları ve iç savaşları var. Bazen yalnız hissediyoruz, bazen de çevremizden destek bekliyoruz. Ama gerçek şu ki: kimse seni kurtarmaya gelmeyecek. Motivasyonu dışarıda aramak yerine, onu kendi içinde bulman gerekiyor.
Hayallerine ulaşmak istiyorsan, önce sen başlamalısın. İlk adımı atmak senin işin. Kimse sana pusula vermeyecek, kimse ‘sen yapabilirsin’ diye sırtını sıvazlamayacak. Ama sen harekete geçtiğinde, yol almaya başladığında, çevrendeki dünya değişmeye başlayacak.
Bu bölümde, kendi yolunu nasıl çizeceğini, iç motivasyonunu nasıl inşa edeceğini ve neden sadece elinden geleni değil, gerekeni yapman gerektiğini anlatıyorum. Çünkü asıl güç dışarıdan gelmez; içindeki kararlılıktan doğar. Başlamak senin sorumluluğun, devam etmek senin gücün, kazanmak ise senin ödülün.
Unutma: Yalnız değilsin ama tek başınasın. Ve bu, düşündüğünden çok daha büyük bir güç.