Yeni yılın ilk günü… Her şey aynı gibi duruyor ama ışık başka yerden vuruyor. Bu bölümde büyük hedeflerden, ağır listelerden değil, içimizde hala canlı kalan küçük ama gerçek şeylerden bahsettim: merak, bağ kurma isteği, kendine yeniden şans verme hali, güzelliği fark etme refleksi…
Instagram: @bidileyy
“Birinden enerjini çekince ne oluyor?” Çoğu zaman mesele aşk değil; projeksiyon, alışkanlık, belirsizlik ve sınır meselesi. Bu bölümde, bir takipçimin gönderdiği şu cümleden yola çıkıyorum: “Sen çekildiğinde büyü bozulur. Çünkü ışık hep senden gelmiştir.” Dinlerken kendinizden bir parça yakalayacağınızı biliyorum. Çünkü bu bölüm, “o”nun kim olduğundan çok, “senin” nereye aktığınla ilgili.
Instagram: @bidileyy
Bu bölümde “başaramayanın başaranla uğraşması” dediğimiz o tanıdık dinamiğin arkasına bakıyorum. Küçümseme, ima, “şaka” kılığında sınır ihlalleri, dedikodu, itibarsızlaştırma… Bunların çoğu gerçekten sizinle mi ilgili, yoksa karşı tarafın kendi gölgesiyle kuramadığı ilişkinin dışa vurumu mu?
Bu bölüm, “neden benimle uğraşıyorlar?” sorusuna takılıp kalmadan, yönünü kaybetmeden yürümek isteyen herkes içindir.
Instagram: @bidileyy
“Neden zihnimiz hiç susmuyor?” diye kendine kızdığın tüm geceler için kaydedildi bu bölüm. Zihninin bitmeyen senaryolarının, iç sesinin acımasızlığının, kontrol etme ihtiyacının arkasında neler olabileceğine Jung’un gölge, bilinçdışı ve kompleks kavramlarıyla bakmaya çalıştım. Bu bölümde kendini “bozuk” sanmayı bırakıp, zihninin aslında seni korumaya çalışan ama dili kötü bir parça olduğunu konuşuyor, pratik adımlarla bu gürültüyle yeni bir ilişki kurmanın yollarını sunuyorum "kendimce". Eğer kafanın içi hiç susmadığı için yoruluyorsan, yalnız değilsin. Belki de artık o sesi susturmaya değil, duymaya başlama zamanıdır.
Instagram: @bidileyy
Sınır koymak neden bu kadar basit bir cümle gibi duruyor da, iş pratiğe gelince elimiz ayağımız birbirine giriyor? Bu bölümde, “ayıp olur”, “kırmayayım”, “beni yanlış anlamasınlar” diye kendimizden vazgeçişlerimiz, iyi ve nazik insan olma uğruna nerelerde kendimizi harcadığımız üzerine konuştum biraz. Suçluluk duygusunu, kaybetme korkusunu ve “hayır” demenin aslında neyi kurtardığını da tabi. Eğer yıllardır kendini ikinci plana atıyorsan, bu bölüm sana iyi gelecek bence.
Instagram: @bidileyy
Sevgiyle bağımlılık birbirine karıştığında neler olduğunu günlük hayattan tanıdık sahneler ve yaşadığım bir ilişki üzerinden anlattığım içsel bir monolog. Jung’un bakışıyla “onsuz yapamam” duygusunun altında yatan korkulara ve eski yaralara da ışık tutmaya çalıştığım bir bölüm...
Instagram: @bidileyy
Bazı insanlar hayatımıza giriyor ve tek bir cümleleriyle bütün sinir sistemimizi ayağa kaldırabiliyor. Bu bölümde, “neden bazı insanlar bizi bu kadar delirtiyor?” sorusunu Jung’un gölge, projeksiyon ve kompleks kavramları üzerinden, günlük hayattan örneklerle anlattım; hem gerçekten toksik davranışları hem de bizde tetiklenen eski yaraları ayırt etmeye çalıştım. Eğer sürekli aynı tip insanlarla uğraşıyor, sınır koymakta zorlanıyor ya da “problem bende mi, onlarda mı?” ikileminde sıkışıp kalıyorsan, bu bölüm sana iyi gelecek bence.
Instagram: @bidileyy
Çocuklukta öğrenilen koşullu sevginin yetişkinlikteki ilişkilerimize nasıl sızdığını, Jung’un gölge kavramının bu konuyla nasıl bağlantılı olduğunu ve “sevgiye layık olmaya çalışmanın” neden bitmeyen bir döngüye dönüştüğünü anlattığım bir bölüm.
Instagram: @bidileyy
Acıyı bastırmak yerine dönüştürmek mümkün mü? Bu bölümde, duygusal acının nasıl üretime, sanata, yaratıcılığa dönüşebileceğini anlattım biraz. Freud’un "sublimasyon"undan Jung’un "gölge"sine, Frankl’ın "anlam arayışı"na kadar... Çünkü bazen iyileşmek, bir şey yapmaya cesaret etmekle başlar.
Instragram: @rutinlerdenhikayelerepodcast
8 yaşındaki Diley'in bugün 35 yaşındaki Diley'e sızışı ve hayatında büyük boşluklarla büyümek zorunda kalmış tüm çocuklara sarıldığım bir bölüm.
Canım kızım Misto'ya...
"Ne Zaman Geçecek?" İyileşmek düz bir çizgi değil ki; inişleri, durakları, sessiz anları var. Zihnin “geçti” derken kalbinin neden hâlâ “henüz değil” dediğini konuştuğum ve kendini toparlayamadığı için kendine yük olduğunu düşünen herkese sarıldığım bir bölüm.
Bölüm özetini şu cümleyle yapmak isterim: “Zaman, doğru insanı getirmekle meşgul; biz de o insanla karşılaştığımızda hazır olmakla.” Yani biraz söz konusu kişiden ziyade, bu süreçte kendi payımıza düşenlerden bahsettiğim bir bölüm.
Instagram: @rutinlerdenhikayelerepodcast
İçimizdeki sabotajcıyı besleyen eylemlerimiz, "alarmı ertelemekten" çok daha fazlası bence. 20 yıldır her konuda kendini sabote etmiş biri olarak, 14 dakikada neden-sonuç-çözüm ilişkisini anlattığıma inandığım bölüm.
Eckhart Tolle’nin "Şimdi’nin Gücü" kitabından aldığım ilhamla, huzuru neden bulamadığımızı, sürekli geleceğe koşarken şimdiyi nasıl kaçırdığımızı ve teslimiyetin aslında pasiflik değil, bilgelik olduğuna dair içsel bir monolog.
Beni Instagram'dan takip edin: @rutinlerdenhikayelerepodcast
Bu bölüm biraz ağır ama en gerçek sorulardan birini sordum: Son gününü kiminle geçirmek isterdin? Kaçırdığımız anlar, ertelenen sarılmalar, suskunlukların bedeli… Ve belki de bugünden itibaren değiştirebileceğimiz şeyler üzerine...
Hep aynı döngüleri yaşıyormuş gibi hissedenler için aydınlatıcı bir bölüm. Bu bölümde kurban, kurtarıcı ve zorba rollerinin hayatımızda nasıl tekrarlandığını, ilişkilerde bizi nasıl sıkıştırdığını ve bu oyundan nasıl çıkabileceğimiz üzerine biraz bir şeyler anlattım.
Klişe jestlerin ötesine gecip, gerçek sevginin nasıl anlaşılacağı üzerine bir bölüm.
Gerçek iyileşme nedir, modern dünyanın sahte iyileşme trendleri ve bunların neden bu kadar cazip olduğu üzerine bir bölüm...
İyi insan imajı çizen ama eylemde tutarlı olmayan kişilerin davranışlarının arkasındaki bazı psikolojik örüntüler, güven travması ve her şeye rağmen kalbini sevgiye açmak üzerine oldukça sert bir bölüm!