“Türkiye bir deprem ülkesidir” cümlesini hepimiz ezberledik. Ama kaçımız İstanbul’un 4. yüzyıldan bugüne uzanan deprem geçmişini gerçekten biliyoruz?
Bu bölümde, hem tarih kitaplarında yer alan hem de kişisel hafızalarımıza kazınan İstanbul depremlerine birlikte bakıyoruz.
1509’daki ‘Küçük Kıyamet’ten 1766’ya, 1999’dan 2025’e...
Depremler yalnızca binaları değil, hafızalarımızı ve yaşama biçimimizi de sarsıyor.
Peki biz, İstanbul’un depremle yazılmış kaderine ne kadar hazırız?
Herkesin hayalini kurduğu “mükemmel toplum” mümkün mü? Ütopyalar neden var, distopyalar neden gerçek gibi hissettiriyor?
Bu hafta Sosyal Sözlük’te ütopyalardan distopyaya uzanan düşündürücü bir yolculuğa çıkıyoruz. Thomas More’dan Orwell’a, Platon’dan Huxley’e kadar klasiklerden feminist ütopyalara; ideal devlet düzenini sorguluyoruz.
🧐 Özgürlük, adalet, eşitlik ve mutluluk kavramları aslında ne kadar ulaşılabilir?
Bir tişört almamak neyi değiştirir? Ya da o kahveyi başka bir yerden almak… Ne fark eder?
Bu bölümde, şiddetsiz direnişin en sessiz ama en güçlü yöntemlerinden birini konuşuyoruz: ekonomik boykot.
Gandhi’nin Tuz Yürüyüşü’nden, Nike’ın itibar krizine; Nestlé skandalından Z kuşağının tüketim alışkanlıklarına uzanıyoruz.
Bir markayı boykot etmek sadece alışveriş yapmamak değildir. Bazen en politik eylem, hiçbir şey yapmamaktır.
Çünkü bazen, boşalan sepetler değişimin en dolu mesajıdır.
Bu bölümde sizleri, tarih boyunca büyük değişimlerin habercisi olmuş bir stratejinin derinliklerine davet ediyorum: Şiddetsiz direniş.
🕊 Şiddet içermeyen direniş yöntemleri, sadece bir protesto biçimi değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi ve politik stratejidir. Gandhi’den Martin Luther King Jr.’a, Rosa Parks’tan Wall Street’e kadar uzanan bir perspektifle; pasif direnişin nasıl planlandığını, hangi ilkeler üzerine inşa edildiğini ve etkili olabilmesi için hangi koşulların gerektiğini ele alıyoruz.
🔍 Bölümde ayrıca şu sorulara da yanıt arıyoruz:
Şiddetsiz direniş ne zaman ve nasıl etkili olur?
Bir direnişin “şiddetsiz” olarak nitelendirilmesi için hangi kriterler aranır?
Tarihten örneklerle, şiddetsiz mücadelelerin başarı ve başarısızlık nedenleri nelerdir?
🎧 Şiddetsiz eylem biçimlerinin teorik temelleri kadar pratik sonuçlarına da odaklanan bu bölüm, toplumsal hareketler, siyaset bilimi, etik ve aktivizmle ilgilenen herkes için.
İKTİDAR HER YERDE
İktidar dediğimiz şey sadece hükümetlerden, liderlerden ya da yasalar koyan devletten mi ibaret? Yoksa farkına bile varmadan her an bizi şekillendiren, yönlendiren, denetleyen bir güç mü?
Michel Foucault’ya göre iktidar sadece emir veren bir otorite değil; okullarda, hastanelerde, hapishanelerde, hatta günlük hayatımızda bile biz fark etmeden işler. Eğitimle, normlarla, kurallarla nasıl düşünmemiz ve davranmamız gerektiğini belirler. Ve belki de en ilginç olanı: Bize özgür olduğumuzu düşündürerek bizi yönetir.
Bu bölümde Panoptikon’dan biyopolitikaya, modern toplumda iktidarın nasıl işlediğini konuşuyoruz.
"Ben demiyorum, Foucault diyor!" diyerek 21. yüzyılın en büyük sorularından birine dalıyoruz: Özgürlük mümkün mü, yoksa hepimiz bir hapishanenin içinde miyiz?
Yeni bölüm yayında!
🎙 Ruhsal Aydınlanma mı, Büyük Bir Aldatmaca mı?
Bazı insanlar hayatlarının anlamını bulmak için yola çıkar, bazıları ise o yolu başkalarına satmayı tercih eder. Osho, milyonları peşinden sürükleyen bir bilge miydi, yoksa kitleleri ustaca manipüle eden bir ruhsal girişimci mi? 🚘✨
📌 Meditasyon, özgürlük ve lüks içinde yüzmek…
📌 90 Rolls-Royce ve “aydınlanma” nasıl aynı cümlede geçebilir?
📌 Sevgi dolu bir topluluk nasıl dünyanın ilk biyoterör saldırısını gerçekleştirir?
Bu bölümde Osho’nun yükselişini, Sheela’nın güç deliliğini, modern ruhsal akımların iç yüzünü ve “aydınlanma” adı altında pazarlanan büyük ticareti konuşuyoruz. Gerçekten özgürleşiyor muyuz, yoksa başka bir bağımlılığın içine mi sürükleniyoruz?
Bölümü kaçırmayın ve yorumlarınızı paylaşın! 🎧✨
Bu bölümde; iş ve aile baskıları arasında kendi benliğini bulmaya çalışan kadınların üç farklı direniş yöntemini keşfediyoruz. Kadınların sadece toplum tarafından dayatılan rollerin ötesinde, kendi benliklerini ve özgürlüklerini nasıl koruyabileceklerini tartışıyoruz. Çünkü kadınlar her şeyi yapabilir; ama her şeyi yapmak zorunda değiller.
Hani her istatistikte sonuncuyuz diye üzülüyoruz ya… İşte size güzel bir haber: Genç işsizlikte OECD birincisiyiz! 🎉 (Ama kutlama yapacak bütçemiz yok.) Türkiye’de her 3 gençten biri Ev Genci. Peki bu, keyifli bir ev tatili mi yoksa kitlesel bir kayboluş mu? İşsizliğin psikolojik yükünü, ‘Tecrübeli eleman aranıyor’ döngüsünü ve ‘CV’lerimiz kara deliğe mi gidiyor?’ sorusunu birlikte tartışıyoruz.
Hazırsanız, başlıyoruz!