Bütünlüğe kavuşmak için ve ışık ile karanlığın eşit biçimde yaşaması için uğraşın. Her şeyin bir aydınlık bir de karanlık yana sahip olması gibi, her kişi de bunlara sahiptir, çünkü insan olmak demek bunların hepsi olmak demektir.
Gelecek hakkında hayal kurmayı bırakın ve hayallerinizi yaşamaya başlayın.
"Eğer şöyle olursa " ile yaşamak.
Bir şey, bir insanı önceki halinden daha kötü yapmıyorsa, yaşamını da daha kötü yapmaz, içten ve dıştan ona zarar vermez. Gerçekleşen her şeyi taşıyan bir nehre, güçlü bir akıntıya benzer zaman. Çünkü görür görmez her şey akıntıya kapılıp gider; işte bir diğeri geçiyor şimdi, o da diğerleri gibi akıntıya kapılıp gidecek.
Sevgiler.
Dünya insanla doluyor da, insan dünyayı dolduramıyor. Herkes bir yönüyle yalnız, bir yönüyle tek başına ve bunu övüyor artık herkes: Tek başına olmak muhteşem bir icat, diyorlar. Sait Faik Abasıyanık'ın o sözü çınlıyor kulaklarımızda: "Yalnızlık dünyayı doldurmuş." Hâlbuki her şey bir insanı sevmekle başlıyor.
Hayat her insana bir şekilde yolunu bulduracak. Şimdi çok sıcaksınız, bahar gelmiş gibi hissediyorsunuz. Ama sizde serinlersiniz. Halil Yörükoğlu'nun bir kitabında geçer: "İyiydim. Baharın ikindi vakti nasılsa öyle serindim."
Bir bahar serinliği gelsin yüreğimize.
Hayatta kendi amacımızı bulmak, tutkularımızı takip etmek ve hayallerimizi gerçekleştirmek, yaşamın anlamını derinleştirir.
Mehmet Eroğlu, "Yaşanan her serüven insan hayatında eksik kalan bir resmin tamamlanmasıdır," der. Olanlar oldu, yaşananlar yaşandı. Artık sadece kendi sesimizi dinleyeceğimiz günler olmasın mı?
Bazen şöyle olur ya, hani bir şey, ne olduğu bilinmeyen bir şey vardır ve o her ne ise bir gerçekleşse her şey tamam olacaktır. Bizlerdeki tamamlanma arzusu, hep bir eksik hissetme hali.
Zaven Biberyan, "Bir şeyler yapmak istiyor, ancak kendisi de ne olduğunu bilmiyordu. Bir yerlere ulaşmak, bir mutluluğa ermek. Evet mutluluğa. Buydu arzusu. Oh demek. Canı gönülden bir oooh," der.
Ümit güzel şey kendinde bir kuvvet bulmak, her şeye rağmen, güzel şey. Bir Tafdrup şiiri gibi: "Bir kuş vuruluyor ama canevinden değil, sürdürüyor uçmayı..." Uçacağız bir kuşu vuran zalimliğe inat.
Hayatın rüzgârına karşı yürümek iyi değildir.
Her şeyin bir mevsimi vardır. Çayırlarda gezdiğin sırada edindiğin bu derse sahip çık ve hayatının yeni mevsiminin tadını çıkarmaya hazırlan.
Hayatın yakıtı,duygudur.
Kimi tercih edersiniz? Gitmeyi göze alanları mı, yoksa kalmayı bilenleri mi?
Kimi sözler, insanın içinde yavaş yavaş, günün birinde asıl anlamlarını bulmak için yürüyor..
Güle güle Mario Levi.
Eskiden çok güzel bir çift patenim vardı giyersem onlarım bozulacağını düşünüyordum. Bu yüzden kutudan çıkarmadım sonra ne oldu biliyor musun? Sonunda küçük kaldılar. Sadece odamda birkaç kez giymiş oldum.
Bir insanın kalbi, duyguları patenlerden farklı mıdır? Eğer kalbini de kullanmazsan kırılmış olmasının anlamı ne? Eğer sadece kendine saklarsan sonunda patenlerim gibi olur. Ve ihtiyacın olduğunda işine yaramaz. Denemen gerek. Kaybedecek bir şeyin yok.
Turgut Uyar :
“ Neyi değiştirir arzuların yerli yerinde olması, kalkmak iyidir, taşmak iyidir, akarsu iyidir. Bazen gidebilmek iyidir. "
Hayat, yeni başlangıçlar ve o başlangıçların bitirdiği eski başlangıçlar üzerineymiş gibi... Âdeta bir başlangıç ve bitiş sarmalı, ne tuhaf. Roger Zelazny kitabında, "Şimdi geri dönüp bakıyorum da tüm yaşamım bir buluşmalar ve vedalar zinciriymiş gibi görünüyor," der. Belki de böyle bakmak gerekir. Belki de her veda, bir buluşmaya gebe.
Her neyi hakkediyorsak ona dönüşeceğimiz bir yıl olsun, ne veriyorsak onu aldığımız, neyi bekliyorsak ona kavuştuğumuz, kaybedilendeki hayrı fark ettiğimiz, kazandığımızı hazmettiğimiz, zamanı gelene kadar sabrettiğimiz, her neyse bulmaya geldiğimiz sevgiyle bulduğumuz, kalbimizde ne varsa onu yaşayacağımız bir yıl olsun.
Kalbimle kucaklıyorum.